İstiska (Yağmur İsteme) namazı nasıl kılınır ve Duası nasıl yapılır?

  • Yazar: İsa Sevgili, Kurucu
  • İstiska (Yağmur İsteme) Namazı: Yağmurun hiç yağmaması, az yağması yeraltı sularının kesilmesi, tarım ve hayvanlar için su ihtiyacının ortaya çıkması gibi durumlarda yağmur duası yapılır. İnsanların Rablerinden gafil olmaları ve aralarında günahların yayılması sebebiyle, Allah insanları denemek için bazı zamanlarda kuraklıklar meydana getirir. Bu durumun değişmesi için Allah’a tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Nitekim Kur’anı Kerim’de Nuh, Musa ve Hud (aleyhimü’sselâm) gibi peygamberlerin kavimlerine yağmur verilmesi için yaptıkları dualardan söz edilir.

    Allah Teâlâ Nuh (a.s)’dan söz ederek şöyle buyurur: “Onlara söyle dedim: Rabbinize istiğfar edin ki, gökten size yağmur indirsin. Size çok mal, evlât ve bahçeler versin, nehirler akıtsın” Hz. Musa’dan söz ederek Yüce Allah şöyle buyurur: “O zamanı hatırla ki, Musa kavmi için su istemişti de, kendisine âsânı taşa vur demiştik.”

    Ebû Hanîfe’ye göre, istiska namazının cemaatle kılınması sünnet değildir. İnsanlar yağmur duasında ayrı ayrı namaz kılarlarsa kerahatsiz olarak caiz olur. Çünkü istiska dua ve istiğfardan ibarettir. Bu yüzden bu dua cemaatsiz ve hutbesiz olarak yerine getirilir. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre, yağmur duası namazının, ihtiyaç varsa, hazar veya seferde kılınması menduptur. Bu dua, Rasululluh (s.as)’ın sünneti ve raşid halifelerin amelleri ile sabittir. Yağmurun yağması gecikirse, yağmur duası günler boyu bir kaç defa tekrarlanır. Çünkü Allah Teâlâ duada ısrarlı olanları sever.

    Enes b. Mâlik (r.a) şöyle anlatır: “Hz. Peygamber, cuma günü hutbe iradederken bir adam geldi, onun karşısında durdu ve şöyle dedi:

    Ya Rasulallah! Hayvanlar mahvoldu, yollar kesildi. Allah’a dua et, bize yağmur versin.

    Allah’ın Rasulü ellerini kaldırarak:

    “Allah’ım bize su ver, Allah’ım bize su ver” diye dua etti. Gökte hiç bir bulut işareti yok iken, birden bir bulut çıkıp çevreye yayılmış ve yağmur yağmağa başlamıştı. Bu durum bir hafta sürdü. Ertesi Cuma bir adam geldi: “Ey Allah’ın elçisi! Mallarımız telef oldu, yollar kesildi, Allah’a dua et, bizden yağmuru kessin, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dua buyurdu:

    Anlamı: “Allah’ım! Yağmuru üzerimize değil, çevremize, dağlara, tepelere, vadilere ve ağaçlı yerlere ver” Bu dua ile yağmur kesildi. Hadis kaynaklarında zikredilen Rasulullah (s.a.s)’ın yaptığı yağmur duası şudur:

    “Allah’ım! Can kurtaran, tatlı, bol, bereketli, çok, geç değil, çabuk yağmur ver. Allah’ım! Kullarını, hayvanlarını sula, rahmetini yay, ölü memleketini dirilt.”

    Yağmur duası namazı, cuma namazı gibi açıktan okunarak kılınır. Namazdan sonra, bayram hutbesi gibi hutbe okunur, ancak hatip minbere çıkmaz, yerde durur, kılıç, ok ve baston gibi bir şeye dayanır.

    Yağmur gecikirse, eski elbiseler giyilerek, çocuklar, ehlî hayvanlar ile bunların yavruları beraberce kıra çıkılır. Çocuklar ve yavrular bir süre annelerinden uzaklaştırılır, zayıflara ve yaşlılara dua ettirilir. Böylece Allah’ın rahmet ve merhametinin celbi umulur.

    İstiska (Yağmur İsteme) Namazı ve Duası nasıl yapılır?

    İstiska (Yağmur İsteme) Namazı ve Duası

      İstiska (Yağmur İsteme) Namazı
    • Bazı rivayetlerde, yağmur duasına çıkıldığında Peygamberimizin iki rek’at namaz kıldırdığı, namazda açıktan okuduğu, namazdan sonra ridâsını çıkarıp ters çevirerek giydiği ve kıbleye dönüp ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak dua ettiği belirtilmiştir. (Müslim, “İstiska”, 1)
      İstiska (Yağmur İsteme) Duası
    • Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz bir Cuma günü hutbe okurken bir adam gelip,

      – “Ey Allah’ın elçisi! Hayvanlar telef oldu, dua et de Allah bize yağmur versin!” demiş, Peygamberimiz de bunun üzerine ellerini kaldırarak,

      “Allahümme, eskınâ! Allahümme, eskınâ!” (Ey Allah’ım! Bize su ver, yağmur ver) diye dua etmiş ve bu duanın ardından gökte hiçbir yağmur belirtisi yokken birden bulutlar görünmüş ve ardından yağmur yağmaya başlamıştı. Bu durum bir hafta sürdü.

      Ertesi Cuma bir adam gelerek “Ey Allah’ın elçisi, yağmur sebebiyle, mallarımız telef oldu, yollarımız kapandı. Allah’a dua etseniz de şu yağmuru durdursa!” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz Allahümme havâleynâ velâ aleynâ. Allâhümme! ale’l-âkâm ve’d-dırâb ve butîni’l-evdiye ve menâbiti’şşecer (Allahım! Üzerimize değil, çevremize; Allahım, dağlara, tepelere, vadilerin içlerine ve ağaç biten yerlere) diye dua etti ve yağmur hemen kesildi. (Buhârî, “İstiska”, 6; Müslim, “İstiska”, 2, 8)